Son Dakika

reklam

29 Temmuz 2009 Çarşamba

İçişleri Bakanı Atalay'ın 'Kürt açılımı'yla ilgili açıklamasını değerlendiren DTP'li Türk, silah bırakmadan bahsetti ve Öcalan'ın önemsenmesi gerektiğ


İşte TÜSİAD heyetinin ziyaretinden sonra yaptığı açıklamadan satırbaşları:

Bugün bildiğiniz gibi iki önemli gelişmeye tanık olduk. Daha önce belirlenmiş bir ziyaret gerçekleşti. TÜSİAD ile bir görüşme yapıldı. Bu tamamen bölgedeki kalkınmayla ilgili bir görüşme oldu. Normalleşmenin olmadığı bir yerde ekonomik kalkınmanın zor olacağını söyledik. Bugün çatışmalı sürecin sona ermesi önemli.

Sayın İçişleri Bakanı çok dikkatli bir üslup kullandık. Olabildikçe sorunun çözümü konusunda bütün STK’lardan katkı beklediğini söyledi.

Bizim de temennimiz ve isteğimiz barış ve demokratik çözümdür. Tabiî ki hepimizi derinden üzen bu çatışmalı sürecin olmasıdır.

Mutlaka operasyonların durması gerekiyor. Çünkü operasyonlar durmadığı takdirde, bu devletin ortaya koyduğu açılıma güvenemeyiz.

Bu operasyonların durması Türkiye’yi normalleşmeye götürecek. Aklın öne çıkması gerekiyor. Türkiye’nin bütün hassasiyetlerini göz önünde tutarak bu açılımı gerçekleştirmemiz lazım.

Ortada proje değil bir niyetin açıklaması var.

Tabii ki 2005 yılında sayın Erdoğan Diyarbakır’da bir konuşma yaptı. Çok önemsedik destekledik. Bugün de İçişleri Bakanı konuştu önemsiyoruz. Ama bunun sürece yayılmaması ve halkın beklentilerini kıracak bir davranışın olmamasını umut ediyoruz. Sorun çok boyutludur ancak hızlı şekilde bunu yaymak gerekir.

Kardeşlik için demokratik sorumluluk için çabalarımızı gündeme getireceğiz. Provakosyonlar gerçekleşebilir. Ancak hızlı de doğru hareket etmekte yarar var. Öcalan'ın önemini göz ardı edemeyiz.

Alman kadın Türk eşini işte böyle vurdu


Görüntülerde, Jela Yılmaz, eşini kurşun yağmuruna tuttuktan sonra elinde silahla işyerinin içinde dolaşıyor.



Karasu ilçesinde 21 Nisan 2009 tarihinde meydana gelen olayda, 68 yaşındaki Mehmet Yılmaz işyerinde otururken, ayrı yaşadığı ve çifte pasaportlu olan Jela Yılmaz tarafından tabanca ile vurularak öldürülmüştü. Çantasından çıkarttığı tabanca ile masada oturan resmi nikahlı eşinin kafasına önce bir el sıkan, daha sonra art arda ateş ederek onu öldüren Jela Yılmaz daha sonra yakalanarak tutuklanmıştı.



Bu cinayet anının ise işyerinde bulunan güvenlik kameraları tarafından saniye saniye görüntülendiği ortaya çıktı. 5 ayrı kameranın kaydettiği görüntülerde Jela Yılmaz'ın iş yerine girer girmez çantasındaki tabancayı çıkartarak, masada oturan kocasın ateş etmesi, masanın altına yığılmasına rağmen ateş etmeye devam ettiği yer alıyor.



Cinayetten sonra polisin el koyduğu güvenlik kameraları görüntüleri cinayet suçundan tutuklu bulunan Alman gelinin yargılandığı Sakarya Ağır Ceza Mahkemesinde delil olarak yer alıyor.



Alman gelin Jela Yılmaz poliste verdiği ifadesinde, ölen eşinden kalan tüm mirası ikinci evliliğini yaptığı ve daha sonra memleketi Karasu'ya yerleşen Mehmet Yılmaz´ın üzerine aldığını belirterek, "Türkiye’ye gelip yerleştikten sonra evliliğimizden dünyaya gelen 25 yaşındaki çocuğumuz ticaret hayatında başarılı olamayınca iflas etti. Yaklaşık 1, 1.5 milyon lira zarar etti. Eşim bu nedenle bana kızdı.




Tartıştık ve 2 yıl önce beni terk etti. Resmi olarak ayrılmadık. Ben de Almanya´ya dönmek zorunda kaldım. Hiçbir şeyim yoktu. Ölen eşimden kalan mirastan para istiyordum vermedi. Bu yüzden çıkan tartışmada da onu vurdum"



İşte şok görüntüler:



12 yaşındaki çocuğu doğradı


Olay Yenice Mahallesi Huzurevler Sokak Akın Apartmanı bodrum katındaki evde meydana geldi.

Edinilen bilgiye göre, sabah erken saatlerde Yeşil Kart işlemlerini yaptırmak için evinden çıkan Nazan Payhan, öğle saatlerinde evine geri döndüğünde içeride bir ceset olduğunu fark ederek durumu polise bildirdi.

Olay yerine gelen ekiplerin yaptığı ilk incelemede, Hazım Tepeyran İlköğretim Okulu 7. Sınıf öğrencisi olduğu belirlenen Onur Serin'i (12) cinsel organı kesilmiş ve iç organları dışarıya çıkartılmış olarak buldu.

Öldürülen çocuğun, Nazan Payhan'ın oğlu Atmaca Nidahi Payhan ile yakın arkadaş olduğu ve eve oyun oynamak için geldiği belirlenirken, ekiplerin incelemeleri sırasında evden bir çocuğun daha zorla götürüldüğünü ileri süren vatandaş ise polis ekipleri tarafından ifadesi alınmak üzere polis merkezine götürüldü.

Katil zanlısı olarak aranan Nazan Payhan'ın boşandığı eşi Mustafa Payhan (37) yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelinin akli dengesinin bozuk olduğu bildirildi.

Cumhuriyet Savcılığının incelemelerinin tamamlanmasının ardından küçük çocuğun cansız bedeni ambulansa konularak Niğde Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.
Olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

28 Temmuz 2009 Salı

Hizb-ut Tahrir'in müthiş planı: Meryem Ana'ya saldıracaklardı!


Katolik dünyası için Meryem Ana Kilisesi’ni ziyaret etmek Hacı olmak anlamına geliyor. İşte oranın krokisi vardı. Güvenlik tedbirleri, Jandarma’nın nerede durduğu, en önemlisi oraya çıkan yollar kaçış istikametleri tek tek o krokiye not edilmişti. Krokinin hazırlanma şekli oraya gidilerek keşif anlamına da geliyordu. Aylar öncesinden örgüt militanlarının Selçuk’a giderek Meryem Ana Kilisesi’nin etrafındı gezdiği ve daha sonra keşif yaptıktan sonra da krokiyi hazırladıkları ifade ediyor.

Bu kroki neden hazırlandı? İddialara göre Hizb-ut Tahrir örgütü Meryem Ana kilisesine silahlı saldırı düzenleyecekti. İçeride çok sayıda yabancı turistin bulunduğu anda içeri silahlarla girilecek ve rehin alma eylemi gerçekleştirilecekti. Bu eylemle Türkiye dünya kamuoyunda yalnızlaşacak Türkiye Cumhuriyeti devleti çok zor bir durumda kalacaktı.
(kanald)

Eski manken ve porno film oyuncusu olan İngiliz Emily Horne yasal olarak evli olduğu halde dört kez daha evlendiği için 10 ay hapis cezasına çarptırıl


Mahkeme Emily Horne'un kişilik bozukluğu tedavisi görmesine de hükmetti.

Beşinci kocası 2007 yılında eşi Emily Horne'nin kendisi dışında dört kocası daha olduğunu fark etmişti.

Son eşiyle balayındayken başka biriyle evli olduğu anlaşılınca tutuklanan kadın daha önce ihtar cezasıyla kurtulmuştu. 18 yaşında ilk evliliğini yapan Horne yıllar içinde dört evlilik daha yaptı.

Şu anda 30 yaşında olan eski porno yıldızı Horne, çok evlilik yaptığını itiraf ettikten sonra şartlı kefaletle serbest bırakılmıştı. Horne, 2002'de de aynı suçtan 6 ay hapis cezasına çaptırılmıştı.

İlk önce 1996 yılında 18'inci yaş gününde bir askerle evlenen Horne, 1999 yılında Leeds'de ikinci kocasıyla, bir yıl sonra da Roterham'da üçüncü kocasıyla evlendi.

Daha sonra iki kez yasa dışı evlilik yapma suçu işlediği için polis tarafından ihtar cezası alan kadın, beşinci evliliğiniyse 2007 Eylül'ünde İngiltere'nin Manchester kentinde yapmıştı.

İzmir'deki bir alışveriş merkezinde Birim Şefi Ali Sünger'in denize girmek için otomobiliyle Çeşme'ye giderken otoban gişesinde geçtikten sonra unttu


Yol kenarında park ettiği otomobilinden inip gişeler arasından geçerek cihazdan fişini almak isteyen Sünger'e, otomatik geçiş sistemini kullanıp gişelerden geçen başka bir otomobil çarptı. Yaklaşık 3 metre havaya fırlayan Sünger, düştüğü yerde yaşamını yitirdi. Kazanın gişelerdeki güvenlik kameralarına yansıyan görüntüleri şok etti.



'Said Nursi Rus ajanıydı'


Adı Nurettin Peker. Balkan Savaşı'nda, Çanakkale Savaşı'nda, Irak Cephesi'nde bulundu. Kurtuluş Savaşı'nın gönüllü subaylarından oldu. İki kez ağır yaralandı, ölümden döndü. Irak Cephesi'nde esir düştü.

Kurtuluş Savaşı'ndan sonra yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin temeline ilk harç koyanlardan biriydi. Nurettin Peker'in anılarını yazdığı "Tüfek Omuza" adlı kitap Doğan Kitap'tan çıktı. Kitabın 311'inci sayfasına bir göz atalım:

"Kastamonu Valisi Ahmet Avni Doğan'dan aldığım gizli emir üzerine, kendisini daha önce askerden tanıdığımdan, Kastamonu'ya sürgüne gönderilen Şeyh Said-i Kürdi (Nursi) ile eski dost olarak görüşmeye başladım. Çünkü müftüler tarafından verdirilen vaazlar kimi zaman yeterli olmuyordu. Bu vaizler hala cemaate göre konuşuyordu ve Şeyh Said-i Kürdi'nin Nurcuları hala faaliyetteydi. Ruslar! Ruslar! Ah! Ruslar!

Bu kişi babamın da arkadaşıydı ve 1. Dünya Savaşı'nda cephede benimle de beraber savaşmıştı. O Ruslara, ben İngilizlere esir düştük. 'O Moskova'dayken görevlendirildi' derim ben! O ise 'Kaçtım Rus hainlerden' der. Tarih ve devletimiz ne der?

Ben, 1916-1918 yılları arasında Kürtlerin yaşadığı Kuzey Irak, Batı İran ve bizim Osmanlı devletinin güneydoğusunda İngilizlerle, Ruslarla, Ermenilerle bunların aldatıp isyan ettirdikleri Kürt aşiretleri ve Şii asi Arap aşiretleriyle savaştım. 30 ekim 1918'de Dicle grubuyla Musul petrolünü teslim etmemiştik. Ben esir olmuştum. Peki Said-i Nursi neden bizim geçit bölgeden olarak gidip faaliyet yapmadı? Yapabilirdi çünkü gizli örgüt olan Teşkilat-ı Mahsusa'dandı.
Kendisiyle beş yıl boyunca görüştüm ama bana açılmazdı. 'Sen gizli görevini yap oğlum' derdi. Daha çok savaş anılarımızı konuşarak görüşürdük. Balkan Savaşı, Hamidiye Alayları, Edirne Olayı gibi özel görüşmeler yapardı.

Kendisine Kastamonu sevenleri tarafından her öğün tepsiyle yemek getirilirdi. Çamaşırlarını yıkayan hizmetçisi de eski bir Kürt subayıydı.
Bu konu hakkında yazı ve raporlarım vardır. Allah rahmet eyleye..."

Nurettin Peker'in anılarında Said-i Nursi'ye ayırdığı bölüm bu kadar. Görünen o ki devletin istihbarat birimlerinde Said-i Nursi'nin "Rus Ajanı" olduğuna dair raporlar vardı.

20 bin lira verin Cem'in videosunu alın



27 Temmuz 2009 Pazartesi

Çankaya'dan Öcalan'ın iddialarına yalanlama!


Öcalan: 'Erdoğan ve Gül benden ricada bulundular'

Abdullah Öcalan'ın avukatları, Öcalan'ın Kürt sorununun çözümü için bir yol haritası üzerinde çalışmaya, devletin zirvesinden gelen rica üzerine başladığını iddia etmişlerdi.

Çankaya Köşkü ise söz konusu haberlerle ilgili yazılı bir açıklama yaptı.

Açıklamada, "Bugün bazı basın yayın organlarında yer alan ve Sayın Cumhurbaşkanımızın terör örgütü elebaşısına dolaylı olarak mesaj gönderip, ricada bulunduğu yolundaki haberler, gerçekle hiçbir şekilde bağdaşmamaktadır ve terör örgütü elebaşısının avukatlarının iddiaları tümüyle asılsızdır" ifadeleri kullanıldı.

Bakan Bağış'ın eli havada kaldı


Tunceli Bağımsız Milletvekili Kamer Genç, halkın arasına karışarak yaklaşık bir saat etkinlikleri izledi, Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın konuşmasını dinledi. Ardından hızla protokole yönelen Kamer Genç, göreve yani başlayan Tunceli Valisi Mustafa Taşkesen ile tokalaştıktan sonra hemen yanında oturan Egemen Bağış'a yöneldi, "Ben halkın temsilcisiyim. Tunceli milletvekiliyim. Belediye başkanınız festivale partizanlık yaparak beni davet etmiyor. Bu haksızlıktır" dedi.

Bakan'ın eli havada kaldı
Egemen Bağış ise hoş geldin demek için Kamer Genç'e elini uzattı. Ancak, Kamer Genç, "Senin elini sıkmam. Kürsüde konuştuğun her şey yalan. Bu memlekete ne hizmet yaptınız. Bunun hesabını size mecliste soracağım" diyerek Bakan Bağış'ın uzattığı elini sıkmadı. Bakan Bağış, ısrarla Kamer Genç ile tokalaşmak istedi. Genç, "Sizin elinizi sıkmam" diyerek Bağış'a çıkışmayı sürdürdü.

Genç, Bağış'ın yanında oturan AKP İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş'a da çıkışıp elini havaya kaldırarak, "Siz göreceksiniz, bu memlekete ne yaptın? Bunun hesabını sizden soracağım" diyerek tören alanından ayrıldı.
Festivale katılanların bir kısmı, Genç'e ayrılışı sırasında, alkış tutarak sevgi gösterilerinde bulundu.

Hem öğrencisine hem ağabeyine tecavüz etti


Amerika'da 10 yaşındaki öğrencisiyle onun 15 yaşındaki abisine tecavüz eden 33 yaşındaki kadın öğretmene ömür boyu hapis cezası verildi!

Öğretmen mahkemede, "Yaptıklarım çok yanlış ve bencilceydi çok pişmanım ve çok üzgünüm" diyerek af dilese de mahkeme en ağır cezayı verdi. Öğretmenin ancak 25 yıl hapis yattıktan sonra şartlı tahliye olabileceği açıklandı.

33 yaşındaki Jennifder Rice adlı öğretmenin 3 çocuğu olduğu belirtildi. Kocası Amerikan gazetelerine, "Olanların yaşanmamış olması için her şeyden vazgeçmeye hazırız" açıklamasını yaptı. Ancak mahkeme tacizci öğretmene acımadı

4 Mayıs 2009 Pazartesi

mardinde düğüne saldırı 41 ölü saon haberler mazıdagı mardinde


Saldırının bombalar ve uzun namlululu silahlarla yapıldığı belirtiliyor.

Saldırganların yüzleri maskeli 4 kişi olduğu kaydedildi.

Yaralılar ambulanslar ile Mardin Devlet Hastanesi'ne götürüldü.

Mardin Vali Yardımcısı Ahmet Ferhat Özen saldırıda 41 kişinin öldüğünü, yaralı 17 kişinin de hastanede tedavi altında olduğunu açıkladı.

Özen saldırının terör saldırısı olmadığını kaydederken, olayın aileler arasında yaşanan husumet nedeniyle meydana gelmiş olabileceği üzerinde duruluyor...

Ölü sayısının artabileceği kaydedildi.

Polis hastane çevresinde geniş güvenlik önlemi alırken, olay yerine çok sayıda jandarma birliği sevk edildi...

Başbakan, İçişleri Bakanı'ndan bilgi aldı
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Mardin'deki saldırıyla ilgili İçişleri Bakanı Beşir Atalay'dan bilgi aldı.

Edinilen bilgilere göre, AK Parti MYK toplantısı devam ederken Başbakan Erdoğan'a, Mardin'deki saldırı olayı ile ilgili bilgi notu iletildi.

Olayla yakından ilgilenen Erdoğan'ın, İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ı telefonla arayarak olayla ile ilgili bilgi aldığı belirtildi.

23 Mart 2009 Pazartesi

engilish sex skandalı party



News of the World Gazetesi, Griffiths’in Avam Kamarası’ndaki çalışma odasına giren bir kadının görüntülerini yayınladı ve gecenin ayrıntılarını aktardı.

Gazeteye göre "seks alemi" 11 Kasım 2008’de, saat 23.35’de gerçekleşti. İngiltere Başbakanı Gordon Brown’ın eski ev arkadaşı ve sağdıcı olan 53 yaşındaki Griffiths, Birinci Dünya Savaşı’nın bitişinin 90’ıncı yıldönümünde yapılacak anma törenlerine saatler kala, üstelik meclis çatısı altında kumral bir kadınla birlikte oldu. Çift, odadaki bir kanepede "seks oyunları" oynadı, hatta bunları kameraya kaydetti. Griffiths ve "gizli aşkı" daha sonra Londra’da bir başka mekana geçti. Griffiths, haberi yalanladı.

27 Şubat 2009 Cuma

Türk Havayolları Pilotlar Derneği, önceki gün Hollanda'da meydana gelen kazayla ilgili Hollanda yetkililerine çok kritik sorular yöneltti.



THY kazada ölen 4 kişinin kimliğini açıkladı

Toplantıya TALPA Başkanı Ziya Yılmaz, TALPA Genel Sekreteri Savaş Şen katıldı. Türk pilotlar, "Motor durmadı, büyük olasılıkla önceki uçağın türbülansı neden oldu. Kule türbülansa karşı iki uçak arasındaki mesafeyi açmalıydı" diyerek kazanın suçunun Amsterdam’daki kule yetkililerinin olduğunu iddia etti.

Öncelikle söz alan Ziya Yılmaz, kazanın ardından yetkisiz çok sayıda kişinin olaya ilişkin açıklamada bulunduğunu söyledi. Yılmaz, olayla ilgili aydınlatılması gereken bir çok soruyu ardı ardına sıralayarak, "Uçağımızdan yaklaşık 2 dakika önce kanat ucu türbülansı en tehlikeli olan uçaklardan bir tanesi havalimanına inmiştir" dedi. Yılmaz, görgü şahitlerinin, kazanın ardından kokpitte pilotun el salladığını belirterek, müdahaledeki bir gecikmenin, cinayet anlamına geldiğini söyledi.

TALPA Genel Sekreteri Savaş Şen, kazaya, THY uçağından önce inen bir başka uçağın oluşturduğu türbülansın sebep olma ihtimalinin yüksek olduğunu söyledi. Başka bir uçağın sebep olduğu türbülansı anlatan bir fotoğrafı basın mensuplarına gösteren Şen, "Yakıt bitti iddiaları doğru olamaz. Uçağımız yere düştüğü anda yaklaşık 4 bin 100 kilogram yakıtı vardı. Amsterdam havalimanında yaklaşık 40 dakika kadar bekleyebilecek yakıta sahipti. Motor durmasında böylesi bir sürat düşüşü olmaz, olsa bile alçalış bu şekilde olmaz. Kazanın sebebine ilişkin en güçlü ihtimal, önden inen uçağın türbülansı ihtimaldir. Pilotlar böyle bir durumda dahi uçağı başarılı şekilde yere indirmişlerdir. Kule, iki uçak alana yaklaştığında küçük olanı uyarmalı. Kule, türbülansa karşı iki uçak arasındaki mesafeyi açmalıydı" diye konuştu.

TALPA yetkilileri, Hollandalı yetkililere yönelttikleri soruları da açıkladılar. İşte o sorular:

# Kaza olduktan sonra kokpit ekibine kurtarma ekibi tarafından ne kadar sürede müdahale edilmiştir?
# Ne kadar süre sonra kokpitten çıkarılmıştır?
# Kurtarma ekibinin yeterli bilgisi var mıydı?
# Dış basınlarda yer alan düşünceler var. Bu düşünceler Türk Sivil Havacılığı ve THY'yi karalama kampanyası olabilir mi?
# Motor durması ihtimali? En büyük ihtimal türbülans mıdır?
# Karakutular Almanya ve Fransa’da kontrol ediliyor. Türkiye’de neden incelenmiyor? Türkiye’de karakutu inceleme sistemi kuramaz mı?
# Kokpit nedeniyle mi müdahalede gecikildi?
# Kapıdan dolayı mı müdahale edilememiş?
# Biz soruyoruz. Gerekli ayırma yapılmış mıdır? Yapılmamış mıdır? Bizim uçağımızın kaptanlarına, sormuş mudur ki önünüzde wake türbülans kategorisinde bir uçak vardır, dikkat edin.
# Schipol havalimanı yetkilileri üzerine düşen görevleri yapmışlar mıdır?

Uzmanlar 'vorteks' üzerinde duruyor
THY'nin Amsterdam'daki Schipol Havaalanı'na iniş yaptığı sırada düşen uçağının düşüş nedeniyle bir tür türbülans olan 'Vorteks'in neden olabileceği iddiaları üzerinde duruluyor. Uzmanların tahminine göre uçağın düşmesine "Vorteks" veya bozuk ve türbülanslı bir hava kütlesi neden olmuş olabilir. Denizde de meydana gelen ve gemilerin arkasında oluşan girdaplar gibi uçakların da geçtikleri yerde "Vorteks" oluşturdukları ve bu hava kütlesinin etkisinin uçağın büyüklüğüne göre değiştiği de belirtiliyor. Havacılık tarihinde daha önce de 54 kazanın 'vorteks' nedeniyle meydana geldiği de uzmanların verdiği bilgiler arasında...

19 Şubat 2009 Perşembe

sen olsan ne dersin Pippa Bacca davasında şok ifade


Haber hakkında yorumum: Bu kada rezillik ancak türkiyede olur.Bence türkiyede böyle insan cok, en kısa zamanda önlemler alınması lazım. Şimdi acaba italyan vatandaşı olan insanlar türkler hakında neler düşünüyodur. Bu kadar adilik ve yamyamlık olamaz. Gercekden adamlar bizlere barbar dedikleri zaman onlar hakkında neler söyleriz. Artık Türkiye Cumhuriyetinin cağdaşlaşma yolunda yapacagı bişey yokduR. İki zaman arasına sıkışmış kalmış ve buradan ebediyen kalacak. Artık türklüğümden utanıyorum. Böyle insanlar yüzünden...

İtalyan sanatçı Pippa Bacca'nın Gebze'de tecavüze uğradıktan sonra öldürülmesiyle ilgili davanın bugün beşinci duruşması yapılıyor. Kocaeli 1. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmada Bacca'yı tecavüz ettikten sonra öldürdüğü iddiasıyla yargılanan tutuklu sanık Murat Karataş'tan önceki ifadelerinin tam tersi yönünde açıklamalar geldi.

Daha önceki duruşmalarda Bacca'yı öldürdüğünü itiraf eden Karataş, bugünkü duruşmada İtalyan sanatçıyı kamyonuna aldığını kabul etti ancak cinayeti kendilerini takip eden 3 kişi tarafından işlendiğini öne sürdü.

Karataş şu ifadeyi verdi:

"Pippa Bacca'yı yolda gördüm, elinde Ankara yazan tabela vardı. Kendisini arabama aldım, otobana çıktık, daha sonra tünele girdik. Arkamızdan bir minibüs geliyordu, selektör yapınca durduk. Minibüsten inen ellerinde tabanca olan 3 kişi yanıma geldi. Gözümü açtığımda ormanlık alandaydım. Bacca da çıplak vaziyette yatıyordu, ağzı burnu kan içindeydi, ölmüştü. Olay üzerime kalmasın diye cesedini çalılıklara bıraktım."

Mahkeme, Karataş'ın tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı erteledi.

Pippa Bacca'nın avukatı Mehmet Eke, sanığın açıklamalarını şöyle değerlendirdi:

"Adli Tıp raporunun gösterdiği hususlar ışığında bir takım girişimlerimiz oldu. Adli Tıp raporu çok detaylı bir rapordur. Herkesin dikkate elması gereken bir evraktır. Biz bu evraka güveniyoruz. Sanık baştaki ifadelerinin tam tersi ifade vermeye başladı. Mahkemenin hüküm vermesini engelleyecek, geciktirecek ifadeler değil. Akıldan mahtıktan uzak sözler, inandırıcı senoryolar değil."

Duruşmaya İtalyan sanatçı Bacca'nın ablası da katılıyor. Barış mesajı vermek için İtalya'dan otostopla dünya turuna çıkan Pippa Bacca, Gebze'de tecavüze uğradıktan sonra öldürülmüştü.

Eskişehir'de patlama: 15 yaralı


[Eskişehir'de patlama: 15 yaralı]
Eskişehir'de patlama: 15 yaralı

Eskişehir'de bir parfümeri dükkanı meydana gelen patlamada ilk belirlemelere göre 15 kişi yaralandı. Patlamaya doğalgaz sıkışmasının neden olduğu iddia edildi, ancak Eskişehir Valisi Mehmet Kılıçlar, "Dükkanda doğalgaz bağlantısı yok" dedi.
Olay yerine gelen Vali Kılıçlar, incelemelerin ardından olayın aydınlığa kavuşturulacağını, ekiplerin gerekli çalışmaları sürdürdüğünü bildirdi.

Bu arada, çeşitli hastanelerde tedavi altına alınan yaralılardan 2'sinin durumunun ağır olduğu öğrenildi.

Dükkanda ölü olma ihtimali üzerinde duran itfaiye ve Sivil Savunma ekipleri, soğutma çalışmalarını bir an önce tamamlayarak enkaza girmeye çalışıyor. Öte yandan olay yerine getirilen 2 iş makinesi ara katın çöktüğü enkazı kaldırmaya başladı.

Eskişehir'de patlamanın meydana geldiği parfümeri dükkanının yanındaki binalarda oturan vatandaşlar evlerinden tahliye edildi.

Parfümeri dükkanının yakınında bulunan Murat Atılgan İlköğretim Okulu'nda öğrenim gören çocuklarını almak için bölgeye gelen veliler, ders zilini beklemeden çocuklarını alıp bölgeden uzaklaştı.

Bölgede geniş güvenlik önlemi alan polis, güvenlik şeridi oluşturdu.

Olay nasıl meydana geldi?
Deliklitaş mahallesi İbrahim Karaoğlanoğlu caddesinde faaliyet gösteren bir parfümeri dükkanında henüz belirlenemeyen bir nedenle patlama meydana geldi. Patlama nedeniyle çevredeki çok sayıda işyeri ve evin camları kırıldı, caddeden geçen bir araç kullanılamaz hale geldi.

Sitemize katkıda bulunun